BİZİM ÇATI

Google

• 15/5/2007 - Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji

Kategori: sosyoloji

Felsefe Nedir?
Bilgelik sevgisi, hakikat sevgisi anlamına gelen "philosophie" Yunanca bîr kelimedir. Philosophie kelimesinin ilk kez ortaya çıktığı zaman diliminde iki düşünür tipi vardı: Bunlardan bir bölümü "philosophos" bilgeliği arıyor ve hakikati elde etmeye çalışıyordu; ötekiler "sophos" ise, bilgeliğe ve hakikate sahip olduklarına inanıyorlardı. O halde philosophie kelimesi insanın hakikate ulaşmak için çaba göstermesi gerektiğini ifade eder. Bu özel anlamını bir yana bırakırsak, felsefe genelde bilim anlamına gelir. Yalnız bu görüşü belli bir biçimde sınırlamak gerekir.

Her bilimin meydana gelmesinde belli başlı iki sebep etkili olur: Birinci sebep, bir şeyi bilmeye çalışmamız, yani evrenin yapısının nasıl olduğunu bilmek için gösterdiğimiz çabadır. Amacı yalnızca bilmek olan bu teorik birinci sebepten başka bir de pratik bir motif olan ikinci bir sebep vardır. Biz yalnızca evreni bilmek istemek ile yetinmeyiz, ayrıca bir de ona hâkim olmak isteriz.

Eski Yunanlılar felsefe kelimesinin karşıtı olarak "teknik" kelimesini kullanıyorlardı. Felsefe, evreni kavramaya çalışan teorik araştırmalarımızın bir bütünüdür. Teknik ile tüm zenaat ve geleneklerdeki (hürfetlerdeki) pratik yetenekler ve metotlar anlaşılır. Felsefe evreni kavramak çabası, teknik ise eşyaya pratik amaçlarımıza yarayacak bir biçim vermek çabasıdır.

Günümüzde felsefe daha özel ve de daha sınırlı bir anlam kazanmıştır. Bugün bir yandan felsefe ile felsefe disiplinlerini, öte yandan da bağımsız bilimlerin her birini tek tek diğerinden ayırıyoruz. Felsefe denilince, evreni bir bütün olarak anlama çabasını kastedeceğiz. Evreni bir bütün olarak anlama çabasından, daha ilkçağda var olan bir felsefe disiplini, "Metafizik" doğmuştur.

Metafiziği ilk kez kuran Aristo'dur. Aristo metafiziği kurmuş olduğu halde, o, bu kelimeyi kullanmamıştır. Aristo, bu felsefe disiplininin kendisine konu olarak aldığı alana "İlk Felsefe" adını vermiştir. İlk felsefe tüm varlıkların özünü, son nedenlerini araştırır ve özellikle de evrenin yapısını ve özünü bilmek ister.

Evrenin özünü bir bütün olarak kavramak isteği, tarihin başlangıcından beri vardır. Bugün, metafiziğe ya da Aristo'nun ilk felsefesine karşılık, evrenin çeşitli alanlarını kendilerine konu alan bağımsız bilimler vardır. Evrenin özü ve aslı probleminde, metafizik, zaman bakımından bağımsız bilimlerden daha öncedir.

Özetle: Önce felsefe vardır, bağımsız bilimler sonradan felsefeden ayrılarak ayrı birer bilim dalı haline gelmiştirler.

Felsefi Yaklaşım

KLASİK TEPKİ: "Sıraya geç kardeşim"

NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"

REALİST TEPKİ: "Sıra var"

SURREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"

ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"

NATURALİST TEPKİ: "Sırana geç"

MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da"

POST-MODERN: "Sırana geç lan ayı!"

UZLASIMCI: "Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi"

DEVRİMCİ: "Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"

KADERCİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür"

FELSEFECİ (septik-kuşkucu): "Ön ve arka kavramları gorecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir"

KANT'CI: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur"

KOTÜMSER VAROLUŞCU: "Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek"

İYİMSER VAROLUŞCU: "Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"

HUMANİST: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
<****** type="text/**********">



KISSADAN HİSSE

Mantıklılıgın sınırları deneyimlerimiz tarafından çizilmistir..Bu sınırlar icinde kaldıkca degisim yapmanız mümkün olmaz..Aykırı düsünün..Fikirlerinizi kıskırtın..Kıskırtıp orjinal seyler yaratın..Orjinal fikirler siz onları kıskırtmadıkca ortaya cıkmaz..


(( Edward de Bano ))

* Hayalin sınırı nerede baslayıp nerede biter,henüz bulamadım..Bir cocuk,bebegine kücük tepside mama getirdigi zaman,gercekten o an icin bebegin canlı olduguna inanır mı??Sallanan bir at gercekten at mıdır?Bir erkek cocuk "Eller Yukarı!" diye bagırıp sonrada ates ettiginde silahın gercek bir silah oldugunumu sanıyor?Ya da öyle mi hissediyor?Bana öyle geliyor ki,cocuklar oyuncaklarının gercek oldugunu düslüyor,ancak duygusuz bir büyük ise karısıp da onlara fantazilerini anımsatınca apar topar yere ayak basıyorlar.Hicbir sevecen anne baba cocugun hayal dünyasını bozmamalıdır..


(( A.S. Neil ))


*Eger evliliginizin yürümesini istiyorsanız lekeye degil,herzaman güzellige bakmayı bilmelisiniz..İster bir este olsun,ister bir cocukta,bir komsuda,bir patronda yada bir arkadasta,ne kadar leke ararsanız o kadar leke bulursunuz..


(( Steven W. Vannoy ))

*Gercek iyimser,problemlerin farkındadır ama cözümleri de olabilir,zorlukları görür ama üstesinden gelinecegine de inanır,olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular,en kötüye acıktır ama en iyiyi de bekler,sikayet etmek icin nedeni vardır ama gülümsemeyi secer..


(( W.Arthur Ward ))

*Beden er gec bıkkınlık verir insana..Düsünceden baska hicbirsey güzel ve ilginc kalmaz..Cünkü düsüncedir gercek yasam..Filozoflar yüz mucize görürler bir günde;bilgisizler ve düsüncesizler ise günlük islerden,alışılmış ugraslardan baska hicbir seyi görmezler..


(( Bernard Shaw ))


* Yıllar önce bir ayakkabı sirketinin sahibi pazar arastırması yapmak üzere Afrika'ya aralıklı olarak iki pazarlamacı gönderdi..

Birinci pazarlamacı arastırmasını tamamladıktan sonra patronunu arayıp syle dedi : " Burada bizim icin hicbir fırsat yok,cünkü his kimse ayakkabı giymiyor."

Birkac ay sonra giden ikinci pazarlamacı ise patronunu arayıp heyecanla "Afrika'da inanılmaz fırsatlar var.Burada hic kimsenin ayakkabısı yok "dedi..

"Herkes aynı düsünüyorsa,hic kimse birsey düsünmüyor demektir."


(( Anonim ))

* Dünyanın size iyi davranmadıgını düsünüyor musunuz?Dünyaya karsı tutumunuz mükemmelse mükemmel sonuclar alacaksınız..Dünyayla ilgili söyle böyle hissediyorsanız bu dünyadan alacagınız karsılık ortalama olacaktır..Dünyayla ilgili olumsuz duygular beslerseniz yasamdan yalnız olumsuz yanıtlar aldıgınızı hissedeceksiniz..


(( John Maxwell ))


* Dogru olanı yapmak vicdanınızı tatmin eder ve bu da kendine güveni gelistirir.Yanlıs olarak bilinen bir seyi yaptıgımızda iki olumsuz sey meydanda gelir:Birincisi , kendimizi suclu hissederiz ve sucluluk kendimize olan güvenini yiyip bitirir.İkincisi , er yada gec diger insanlar bunu ögrenir ve bize olan güvenlerini yitirirler.

Sırf amacınıza ulasmak icin vicdanınıza ters bir sey yapacaksanız denemeyin bile..O an ulasırsınız belki ama uzun vadede kaybedersiniz..


(( Dr. David J. Schwartz ))

* İnsanoğlunun icinde uyuyan gücler vardır..Kendisi bile sasırır..Cünkü bu güclere sahip oldugu aklından bile geçmez.Bu güçleri uyandırıp eyleme geçirebilse , o ksinin hayatında büyük bir devrim olur.


(( Swette Marden ))

* Özgüven tıpkı mululuk gibi , yakalamaya calıstıkca insanın elinden kaçan seydir..Çogunlukla sadece bir yan üründür.Bir hizmetin veya calısmanın , bir dostlugun veya aşkın içinde kendimizi yitiririz ve aniden mutlu oldugumuzu, kendimize güven duygumuzu kesfederiz..


(( Alan Loy McGinnis ))
Sen Uyurken
* Bircok kside basarma hırsı vardır ; hatta isleriyle ilgili özel bir yetenege bile sahip olabilirler..Ama yinede ilerleyemezler..Neden? Belki de, ise egemen olabildikleri için kendilerine egemen olmalarına gerek olmadıgını düsünüyorlar..

(( John Steveson ))

Sevgili çocuğum, seni uyurken seyretmek, nefes alışını duymak için
sessizce odana girdim. Gözlerin kapalı,huzur içindesin. Sarı buklelerin melek
yüzünü çerçeveliyor. Bir kaç dakika önce çalışma odamda çalışırken birdenbire
içimin sıkıldığını fark ettim. Dikkatimi işime veremedim ve bu yüzden sessizce
seninle konuşmak üzere odana geldim. Bu sabah, yavaş giyindiğin için sabırsızlanıp,
Sana söylendim. Yemek fişini kaybettiğin için seni azarladım ve kahvaltı ederken
gömleğine süt döktüğün için sana sert sert baktım.
"Yine mi?" dedim, içimi çekerek ve başımı kızgınlıkla iki yana salladım.
Sense bana bakıp, tatlı tatlı gülümsedim ve bana "Hoşçakal, anneciğim!" dedin.

Öğleden sonra, sen odanda oynayıp,yatağına dizdiğin oyuncaklarına
bağıra çağıra şarkı söylerken, ben telefon konuşmalarımı yapıyordum.

Sana sessiz olmanı işaret ettim, sonra yine bir saat kadar telefonda

konuştum. Daha sonra bir asker gibi sana emir verdim,

"Oyalanıp durma, çabuk ödevini yap!" Bana "Peki, anneciğim." dedin
ve hemen çalışmaya koyuldun. Sonra da odandan hiçbir ses gelmedi.
Akşam ben masamın başında çalışırken, korkarak yanıma geldin
ve bana umutla, "Anneciğim, bu gece kitap okuyacak mıyız?" diye
sordun. Sana kesin bir dille, "Bu gece olmaz." dedim, "Odan hâlâ karmakarışık!
Sana kaç kez anımsatacağım odanı toplamanı!" Başın önünde, odana gittin.

Çok geçmeden geri geldin ve kapının yanından bana bakınca, "Şimdi ne istiyorsun?"

diye sordum aksi bir ses tonuyla. Hiçbir şey söylemedin. Yanıma geldin, boynuma
sarıldın ve beni öpüp, "İyi geceler, anneciğim. Seni seviyorum!" dedin. Sonra da aceleyle

odana gittin. Daha sonra, duyduğum vicdan azabı nedeniyle, boş boş masama bakarak
uzun bir süre oturdum. Acaba neden böyle davrandım, diye düşündüm. Beni kızdıracak

hiçbir şey yapmamıştın. Sadece büyümeye ve öğrenmeye çalışan bir çocuk gibi davranmıştın.

Bugün yetişkinlerin sorumluluklarla dolu dünyasında kendimi kaybettim ve sana harcayacak
enerjim kalmadı. Bugün sen benim öğretmenim oldun, beni öpmeyi, bana iyi geceler dilemeyi
unutmadın ve üstelik ruh halimin iyi olmadığını fark edip, parmaklarının ucunda gezindin.
Şimdi seni uyurken seyrediyorum ve bugünü yeni baştan yaşamak istiyorum. Yarın, ben de sana,
bugün senin bana gösterdiğin anlayışı göstereceğim, böylelikle belki gerçek bir anne olabilirim -
uyandığında sana sıcacık gülümseyip, okuldan geldiğinde sana moral vereceğim ve yatmadan
sana kitap okuyacağım. Sen gülünce gülüp, sen ağlayınca ağlayacağım.
Kendime daha büyümediğini, bir çocuk olduğunu ve senin annen olmaktan mutluluk duyduğumu
anımsatacağım. Bugün senin anlayışlı davranışın bana çok dokundu ve bu yüzden gecenin bu
saatinde sana teşekkür etmeye geldim, çocuğum, öğretmenim ve arkadaşım olduğun ve bana
gösterdiğin sevgi için...



  1. Panik atak hastalarına yapılması ve yapılmaması gerekenler!!
  2. Panik atak nedir? Belirtileri nelerdir?
  3. DÜŞÜnme Hatalari
  4. Depresyon
  5. Fobiler
  6. PSİKOLOJİK HAsTaLıKLaR
  7. Karma Felsefesi...
  8. Kıssadan Hisseler..!!
  9. İnsana Tapma
  10. Matrix Felsefesi Sırrı
  11. Ahlakİ İdealİzm Ve Felsefİ İdealİzm
  12. KuŞkucu Bİr KİŞİ Mİsİnİz?
  13. Atlantis
  14. Çocuğun Yaşamında Babanın Rolü
  15. Metafizik
  16. gotik düşünce
  17. zeka geliştirme
  18. aşk'ın felsefesi var m? sizce aşk nedir?
  19. Yunan Felsefesinin Doğuşu
  20. Sokrates'in Savunması
  21. Başlamak ve Bitirmek
  22. Kekemelik
  23. mutluluk reçetesi
  24. Akademi
  25. filozoflar
  26. Stres
  27. Ütopyalar
  28. İskenderiye'de Felsefe
  29. Rüya Nedir ?
  30. Hİnt Felsefesİ
  31. FELSEFE ve MÜZİK
  32. Algilama SÜreÇlerİ
  33. Hz. İbrahim'in Güzel Ahlakı
  34. Agarta UygarliĞi
  35. Çocuk Psikolojisi(Çocuk Psikolojisi ve Eğitimiyle İlgili Konular)
  36. İnsan düşmanından nasıl yarar sağlar?
  37. Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık Terimler Sözlüğü
  38. Çin felsefesi
  39. Ahilik Felsefesi
  40. Felsefe Sözcüğünün Anlamı, Doğuşu Ve Ortaçağda Felsefe
  41. Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi...
  42. Felsefe, şiir, psikoloji, meditasyon üzerine Aymavisi adında bir sitem var
  43. BiLgi FeLSefeSi - EpiStemoLoji
  44. PoStmodeRn FeLSefe
  45. Estetik (sanat FeLsefesi)
  46. Siyaset - DewLet - Din we Doğa FeLsefesi
  47. Felsefenin Dünya Barışına Katkıları Üzerine
  48. Türkiye'nin Sosyo-Ekonomik Statüsü...
  49. Felsefenin mantık ve matematikle buluşması
  50. tanrının varlığına felsefi yaklaşım
  51. Sosyolojik Açıdan Bilinç
  52. Sokrates Testi...
  53. Türk Felsefesinin Tarihi...mutlaka okuyun!
  54. Fantastik ve Soyut Kavramları...
  55. Şeytanı Tanrı mı Yarattı??
  56. Empati Yeteneği...
  57. Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?
  58. Paradigma Değiştirmek Zor Değil...
  59. O Kapı İçerden Açılmazsa Giremezsiniz!
  60. Bana Kendimi Önemli Hissettir...
  61. Mutlu Ömrün 10 Sözü...
  62. İş Yaşamında IQ ve EQ Kavramları...
  63. Emperyalizm'in Anlamı...
  64. Saf Aklın Eleştirisi...
  65. Efesli Heraklit (Herakleitos)
  66. Duygusal Zeka (EQ)
  67. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması
  68. mutlaka okuyun İnternet Bağımlılığı Tanı Kriterleri
  69. Stres ve Trafik Psikolojisi
  70. Simya Nedir?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Haber, araştırma, tarih,sağlık, tatil, ilkler, sonlar, dedikodu, çare, çözüm, moda, model, arkadaş, dost, hobi, mizah ,saglık, hüzün abla ,satış biligi oyun.sohbet.yemek.piskoloji,sosyoloji. felsefe.anket
Çatımız Çökmesin diye
Daima

Hep El Ele






ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more
RESİMLİ YEMEK TATİFLERİ
YÜZLECE EL İŞİ ÖRNEGİ BURADA
HOBİCİLER BURAYA
YÜZLERCE OYUN BURADA

Birds Gif Images

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Birds Gif Images

Son yazılarım

AYŞE
Bahçe dekor tasarım

Kategorilerim


Birds Gif Images

..................Birds Gif Images

Arkadaşlarm

blogcuabla
mehpareogt
vezirhan
merali
adanzeye
sohbetsevenler
birseyvar
caferose
polestar
emriyesultan37
yeniaci06
birseyvar2
sepetimsepetim
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa